reklam

SON DAKİKA

Karadeniz Gündem TV
reklam
ÖZGÜR GÜLAY

BİR BAŞKA AÇIDAN ERMENİ MESELESİ

BİR BAŞKA AÇIDAN ERMENİ MESELESİ
Bu haber 15 Nisan 2019 - 5:26 'de eklendi ve 487 views kez görüntülendi.
reklam

Günlerdir konuşulan ve tartışılan konu sözde Ermeni Soykırımı meselesini yazmak, sizleri aydınlatmak boynumun borcu.
Kalemimle yazayım, takdir sizin olacaktır.

Türk-Ermeni ilişkileri başlangıç noktası Büyük Selçuklu Devleti döneminde başlar.
93 Harbi sonrası 1878 Berlin Antlaşması ile ilk kez Ermeni Sorunu ortaya çıkar.
Osmanlı Devleti’nde milleti sadıka olarak bilinir.Milleti sadıka olarak bilinen Ermeniler Osmanlı Devleti’nde önemli makam ve mevkilere gelmiştir.Hatta 31 Mart Vakası sonrası II.Abdülhamit meclis kararı ile tahtan indirilirken Ermenilerin önde gelen liderleri de vardı.
Yine Osmanlı Devleti’nde özellikle Zeytun,Van ayaklanmaları gibi olaylar yaşanması ve II.Abdülhamit’e karşı 1905 tarihinde Yıldız Suikastı bilinen gerçektir.

Ermeni soykırımı meselesi ise 1.Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesinde yaşanan sorundur.Cephe gerisinde Ruslar ile işbirliği yapan Ermeniler Osmanlı Devleti vatandaşlarını katletmiştir.
Bunun üzerine 24 Nisan 1915 günü Ermeni önde gelenleri tutuklanmış,Ermeni dernekleri kapatılmıştır.
27 Mayıs 1915 günü ise Ermeni Tehciri dönemin Dahiliye Nazırı Talat Paşa tarafından çıkarılmış ve resmi gazete Takvimi Vakayide yayınlanmıştır.
Tehcir Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaşayan ve Ruslar ile işbirliği yapmış olan Ermenilerin Suriye bölgesine göç ettirilmesidir.Amaç o bölgede güvenliği sağlamaktır.
Sözde Ermeni Soykırımı günü olarak söyledikleri gün tercih günü değil 24 Nisandır.
İddia şu; Türkler Ermenileri göç ettirirken Ermeniler katledilmiştir.
Ölen Ermeniler vardır lakin bu durum hava şartları, hastalık gibi olaylardan kaynaklanmaktadır.Ayrıca göç sırasında Osmanlı Devleti askerleri de olumsuz koşullardan etkilenmiş ve şehit olmuştur.

Eğer katliam var ise 1916 yılında Osmanlı Devleti neden Ermeniler için tekrardan Geri Dönüş Kararnamesi yayınlanmıştır?

Ve tabiki bunun sorumlusu olarak o dönem Osmanlı Hükümeti tarafından İngilizler’e yaranmak için idam edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey unutulmamalıdır.

Mehmed Kemal Bey, I. Dünya Savaşı’nın son yıllarında Yozgat mutasarrıfı ve Boğazlıyan kaymakamı olan Osmanlı bürokratı. Ermeni Kırımı’nı işleyenlerden biri olarak yargılandı ve idama mahkum edildi.

Şimdiki amaç ise Sözde Ermeni Soykırımı olarak 4 T’dir.Ermeni Diasporasının amacı şimdi bunu duyurmaktır.
Sözde Ermeni Soykırımı tanıtılacak, Türkiye tanıyacak, tazminat ve son olarak toprak alınacaktır.
Hatta bunun için diplomatlarımızı şehit eden Asala terör örgütü kurulmuştur.

Türkiye ise bunun için karşı hamleler yapmalıdır.Yurtta sulh cihanda sulh ilkesi Atatürk dönemi dış politika felsefesidir.Bu felsefe ile hareket edilmeli ve tarih tarihçilere bırakılmalıdır.
Parlamento tarih yazamaz.
Avrupa’nın yapmış olduğu durum şu an budur.
Türkiye buna karşı aynı derecede hassasiyet gösterilmelidir.
Doğu Perinçek,Yusuf Halaçoğlu daha niceleri bu durumun olmadığını ifade ediyor ve belgeleri ile ortaya koyuyor.Lakin acı olan seslerinin çok duyulmamasıdır.

Bu konuyla ilgili ABD’li tarihçi yazar Bernard Lewis, 1993’te Fransız Le Monde gazetesine verdiği bir demeçte 1915 olaylarının “soykırım” olmadığını, “savaşın bir yan ürünü” olduğunu söylemişti.

ABD’li Tarihçi, Justin McCarthy,
Elimizde binlerce ama binlerce belge var. Bu belgeler Türklerin değil, Ermenilerin soykırım yaptığını gösteriyor ifadelerini kullanması var olan durumu açıklıyor.

Sarı gelin türküsünü herkes bilir.
Sarı gelin türküsü,
Hepimizin türküsü.
Ermeni türküsü,
Azeri türküsü,
Türkün türküsü.
Hepimizin olması ümidiyle, sağlıcakla kalın.

 

Etiketler :
reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
1 ADET YORUM YAPILDI
Necmi Yaprak (Alemdaroğlu)31 Mayıs 2019 / 01:35 Cevapla

Özgür Gülay kardeşim ilk defa karşıma çıktın. Yazılarından bir kaç tane okudum. Yazar veya çizer olmak çok güzel bir duygu. İnsanoğluna bir şeyler anlatabilmek. Aslında ben sizin çok uzaklarda kalan bir sürü akrabalarınızdan bir tanesiyim. Dedem şalpazarı geyikli köyünden. Bahsettiğiniz olaylar yüzünden sülalemiz darmadağın olmuş. Dedemin 6 erkek kardeşinden 5 i cephelerde şehit olmuş. İki kız kardeşi ile bir sakat erkek kardeşi ile birlikte 1912 yılında yaşlı ve çocukları ermenilerden korumak amacı ile yola koyulmuşlar. Ordu Kabadüz denilen yerde 69 kişi açlık sefalet ve hastalıktan rahmetli olmuş. Orada bazıları dedemle birlikte gelmeye razı olmamış. Neyse dedem Düzce Tavak denilen yere sağ-salim gelmiş. Burada halasının yanına sığınmış. Kurtuluş savaşından sonra akrabalarından bir çok insan dedemin yanına gelmişler. Adapazarı Akyazı yongalık köyü doğumluyum. 1968 yılında Bursa Karacabey ilçesine göç ettik. Şu an üç evladım ve bir de torunum var. Bursa Mustafakemalpaşa ilçesinde ikamet etmekteyim. Hayatımda en çok merak ettiğim bizim sülalenin kaderi…çok kişileri buldum ama hayat bu işte..gelip gezmek lazım..inşallah bir gün tanışırız. Kayıp olan sülaleden sevgi ve saygılarımı sunuyorum.. hoşçakalın..

reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA