reklam

SON DAKİKA

Karadeniz Gündem TV
reklam
ZEYNEP HAN DİKMEN

ÇAKAL İLE AKKURT

ÇAKAL İLE AKKURT
Bu haber 02 Haziran 2019 - 17:52 'de eklendi ve 387 views kez görüntülendi.
reklam

Osmanlı Oğuz hanedanlığı devrinde, Türkmen beyliği obasında her şey Türk töre ahlakına göre işlemekteydi.  Türkmen obasındaki şimdiye kadar çocukları olmamış bir otağı da dolunay vaktinde bir kız çocuğu dünyaya gelmişti.  Zeynep Hatun ile Yörük Mustafa Alp Efendi dolunay gecesi dünyaya gelen kızlarına ad vermek için epey uğraşmamıştı. Zira gecenin üzerine doğan ay öyle parlıyordu ki, doğmuş olan kızları bu güzel Türkmen ailesi için Dolunay oluvermişti. Zeynep Hatun ilk anne olmanın verdiği aziz analık hissi ile Dolunay’ı veren Tek Yaratanına şükrediyordu. Babası Mustafa Alp ise ilk çocuklarının kız olmasından öyle mutluydu ki, bu mutluluğunu kızından hiçbir şey sakınmayarak belli ediyordu. Kızı Dolunay’a yedirmediği bal, tereyağı,  içirmediği kımız,  giydirmediği börk, Türkmen başlığı kalmamıştı.

 Dolunay on dört  yaşına geldiğinde, babası Mustafa Alp’in adağı vardı. Eğer bir gün bir kız çocuğum olursa ona Bozkurt’un dolunaydaki aydınlığın hali olan bir yavru Beyaz kurt armağan sunacak  ve kızı Dolunay’a hayatı boyunca güzel günlerinde de, kötü günlerinde de bu Kurt uluyarak yanında yolbaşçılık edecekti.  Zira Kurt’un ak olan rengi yiğitlik ve cesaret ile boz renge dönüşecekti. Dolunay,  minik dudakları, elmacık kemiğinin kırmızımsılığının cemaline yansımış gülümsemeyle pekiştirmiş bir halde, bozkır ormanlarından dönmüş babasını otağının kapısında karşıladı. Mustafa Alp Efendi kızını koklayarak öptü, ardından bozkırdan getirdiğ yavru Akkurt’u Dolunay’ın elleri arasına bıraktı. Dolunay şaşırarak:

– Atay! Baba! Köpek mi getirdin?

Mustafa Alp Efendi: -‘’Hayır benim ömrüme bereket kızım, bu bir Bozkurt’’ dedi.

Dolunay: Ama atay, babacığım! Bozkurt Boz renginde olmaz mı? Oysa bu beyaz yani ak renginde, köpek değil mi bu?

Mustafa Alp Efendi: Sana şimdi bir öykü anlatacağım, ay yüzlü kızım dinler misin?

Dolunay: Öykülere bayılırım, her gece Türk ahlâkımızın, kültürümüzdeki geleneklerimizle sancağımız altında daha güçlü olduğumuzu anlattığın, macera dolu Dede Korkut hikâyeleri olmasa nasıl uyuyabilirdim?

Mustafa Alp Efendi: İşte benim kızım Dolunay, her şeyi ne kadar güzel bir hevesle öğreniyorsun, bu anlatacağım öykü Akkurt’un  Boz renge dönüşmesiyle senin öykün olacak. Dolunay şaşırmıştı. Nasıl olabilirdi, yoksa öykü içinde öykü demek bu muydu? Geceleyin parlayan yıldızlar gibi Dolunay’ın gözleri ışıl ışıl, babasının ağzından çıkacak öyküyü pür dikkat dinlemeye koyuldu. Mustafa Alp Efendi, kızı Dolunay’a öyküyü anlatmaya başladı.

“Evvel zaman içinde, atlar nalları ile koşarken, dereler akıp, nehirler taşarken ormanın derinliklerinde bir çakal ile ay ışığı kadar beyaz bir  Akkurt yaşarmış. Çakal her gün Akkurt’un bulduğu yiyecekleri, emek vermeden yermiş. Çakal kendisini acındıra acındıra, kendisinin av yakalamaya gücü olmadığını deyiverir,  ağlak ağlak Akkurt’tan avladığı yiyecekleri istermiş. Akkurt da mazlum gördüğü çakal’a acıdığından yakaladığı avları çakal ile paylaşırmış. Günün birinde Akkurt hastalanmış, güçten düşmüş ve av yakalamayacak hale gelmiş. Karnı aç, halsiz düşen Akkurt çakalı artık etrafında görememeye başlamış.  Yine hasta bir halde ormanın kuytu bir yerinde yatarken Akkurt, çakalın ağzında koca bir et parçası ile dolandığını görmüş. Akkurt, hasta ve güçsüz hali ile çakala seslenirken, çakal cevap vermekte gecikmemiş.

Çakal : “Ne oldu düşmüş, zayıf Akkurt’’  diyerek dalga geçici konuşmuş.

Akkurt şaşırarak: Hasta bir haldeyim, uzun zamandır bir şey yemedim, bana da yiyeceğinden verirsen iyileşirim demiş.

Çakal: Olmaz veremem demiş

Akkurt hayal kırıklığına uğramış bir halde: “Ama sen bana zamanında kendini acındırıp, benim getirdiğim yiyeceklerimden yemiştin, ben seninle yemeğimi paylaşmıştım ‘’ demiş.

Çakal : “Adım gibi ben çakalım. Sinsi sinsi tenhada bekler, başkasının emeğini ya çalar, ya da kendimi mazlum gösterip güçlünün emeğini yerim. Anlayacağın senin güçlü olduğun zamanda yanında sustum, çalışmadan karnımı doyurarak çakallık ettim.  Şimdi sen güçten düştün, hastalandın artık sana çakallık ettiğimi gösteririm. Gerçek bir Kurt olaydın da bana kanmayaydın’’

Akkurt duydukları karşısında uludu, tüm gece, tüm sabah hiç susmadan uludu. Dolunay olan bir gece beyaz, ak olan tüyleri Boz rengine dönüverdi.  Çakalın kendisine yaptığı çakallık oyununa nasıl kandığının pişmanlığı ile kederden tüyleri boz rengine döndü. O gecenin sabahında ise çok garip şekilde hastalığı gitmiş ve ayağa kalkmış bir halde gökyüzüne baktı. Gökyüzüne baktı ve artık çakallığa kanmamak gerektiğini anlayarak göğe karşı uludu.” Mustafa Alp Efendi, öyküyü bitirdiğinde,  Kızı Dolunay öykünün böyle bitmiş olmasına üzüldü, ama bir o kadar da yeni başlangıçlar için gizem dolu olmasına sevindi.

Mustafa Alp Efendi kızı Dolunaya sordu:

-Benim ay parçam adı gibi Dolunay kızım, bu anlattığım öyküden ne ders çıkardın?

Dolunay: “Güçlü iken etrafımızda bulunanlara karşı dikkatli ve mesafeli olarak, herkese güvenmemiz gerektiğini anladım. Kendi ailemizden olmayan çakal ile dost olunmayacağını anladım. Kendini  devamlı acındırmanın aslında çakallık alameti olduğuna, ancak ve ancak içi dışı tavırları, sözleri bir olanlarla ekmeğimizi paylaşabileceğimize,  başkasının emeğinin sömürerek yük olunmasının kötülüğü getireceğine, kimsenin emeğinden geçinmememiz gerektiğini  ve her zaman dürüst olup, ikiyüzlü davranışlarda bulunacaklara karşı daima temkinli ve mesafeli olmamız gerektiğini anladım, ata babacığım’’ dedi.

Babası Mustafa Alp Efendi kızı Dolunay’a: ‘’Aklını erdemli olmada daima kullanacak, zeki kızım diye bağrına basar gibi sarılarak Akkurt sana dost olsun, birlikte Bozkurt gibi mert ve daima çakallığa karşı uyanık olun.”

Zeynep Han DİKMEN

Etiketler :
reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA