reklam

SON DAKİKA

Karadeniz Gündem TV
reklam
ABDULLAH GÜLAY

‘ŞALPAZARI’ VE ‘AĞASAR’ KELİMELERİ ÜZERİNE

‘ŞALPAZARI’ VE ‘AĞASAR’ KELİMELERİ ÜZERİNE
Bu haber 04 Ekim 2019 - 8:41 'de eklendi ve 230 views kez görüntülendi.
reklam

a-‘Şalpazarı’ Kelimesi: Yörede eskiden keten ve kenevir dokumacılığının hayli yaygın olduğunu biliyoruz. Bu bölgede köylüler tarafından dokunmakta olan şallar,  eskiden şehir merkezinde satışa çıkartıldığından, şal alınıp satılan yer anlamında bu bucağa ‘Şalyeri’, daha sonra da “Şalpazarı” adı verilmiştir. ‘Şal’, Farsca bir kelime olup; ‘saf yünden dokunan, bele bağlanan, boyuna dolanan, başa sarılan veya omuza alınan ince ve kıymetli kumaştır. Eskiden, Hindistan ve Acemistan/İran taraflarında imal ediliyordu. ‘Şalpazarı’nın ‘şar’ kelimesinden gelmiş olması da mümkündür. ‘Şâr’, yine Farsca bir kelime olup ‘şehir, belde, kasaba’ anlamına gelmektedir. Haftanın belli bir gününde bütün köylerin alış-veriş yaptığı ‘şehir pazarı’ olduğu için o anlamda ‘Şarpazarı’, zamanla da ‘Şalpazarı’ denmiştir. Yaşlılardan bazıları; Şalpazarı’na hâlâ ‘Şaryeri’, Beşikdüzü’ne de, ‘Şarlı/Şallu’ demektedirler.

b-‘Ağasar’ Kelimesi: Beşikdüzü’nden denize döküldüğü yerde ‘Akhisar Deresi’ adını alan, ‘Ağasar Deresi’ boyunca Vakfıkebir-Eynesil arasından güneye doğru uzanan bölgeye verilen isimdir. Ağasar ismi hakkında, halk arasında anlatılan çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan bazıları:

a)‘Ağasar’ kelimesi, bir rivayete göre; ‘Akhisar’ kelimesinin değişikliğe uğramış halidir. ‘Ağasar Deresi’ olarak bildiğimiz derenin adı, Salname’lerdeki ‘Şarlı Nahiyesi Hakkında Ma’lumat’ başlığı altında ‘Akhisar Deresi’ olarak belirtilmiş olsa da; daha sonraları ve bugün bu dere, halk arasında ‘Ağasar Deresi’ namıyla şöhret bulmuştur.

b)Diğer bir rivayete göre: Çepni Türkleri’nin evlenen ağasına, çok sevdiği yeni hanımı; ‘Ağa bana sarıl! Ağa beni sar! Ağa sar!..’ diyerek sevgisini izhar etmekten çekinmezmiş. Dillere destan olan bu sevgi sözcüğü, daha sonra  ‘Ağasar’ şeklinde bölgenin adı olur.

c) Başka bir  rivayete göre: Birçok aile bölgeden topluca göç ederken, Takazlı(Beşikdüzü) mevkiinde sayılarının ne kadar olduğu sorulur. Onlar da, ağalarına; ‘Ağa say!’ derler. Daha sonra bu ifade, ‘Ağasar’ şekline dönüşür ve yörenin adı olur.

d)Yöreye yerleşmek amacıyla gelen kırk  aile, yörenin sahip olduğu coğrafyanın istenmeyen özellikler taşıdığını  görünce geri dönmek zorunda kalmışlar. Geri dönüşlerinde bir grup köylü onlara, neden geri döndüklerini  sorunca onlar da, elleriyle büyük bir kayayı göstererek; “Aha say. Biz burada ne yapacağız?” demişler. ‘Aha say’ ifadesinin zamanla ‘Ağasar’ halini aldığı söylenir.

e) Daha başka bir rivayet de şöyledir: Bölgenin ağasının ayağı aksaktır. Halk zaman zaman; ‘Ağa aksak, ağa aksar’ şeklinde ifadeler kullanır. Bu ifadeler zamanla ‘Ağasar’a dönüşür ve halkın  yaşadığı beldenin adı olarak kalır.

f) Yörede halka zulmeden, halkı canından bezdiren bir ağa yaşamaktadır. Bu duruma son vermek  isteyen  halk, ayaklanır ve ağayı  asar. Ağaya başkaldıran ve ağayı asan  yöre insanına “Ağa asan” ismi verilir. ‘Ağa asan’ ismi, Türkçe’nin  fonetik  özelliklerine uyarak zamanla ‘Ağasar’ halini almıştır.

g)Yöreye pek rağbet edilmezmiş. Bunun  sebebi sorulunca da şu cevap alınırmış: “Uranıñ havası âsalu. Ne zaman ne olacağa bilinmez. Bi günde ayam yedi tefire döner. İşlerimiz ağsar(aksar)”. Bu sebeple ‘ağasar’ isminin ‘kararsız hava durumu’ anlamına gelen “âsalı hava” ifadesinde olduğu gibi  “âsalı” kelimesinden geldiği söylenir. ‘Âsalı’ kelimesi,  zamanla ‘Ağasar’ halini almıştır.

h)‘Ağasar’ isminin, Farsça bir sıfat tamlaması olması da muhtemeldir. Çepniler’in uzun zaman İran’da kaldıklarını, orada siyasi ve askeri faaliyetlerde önemli roller aldıklarını biliyoruz. Farsça ‘âb’ ya da ‘âv’, ‘su’ anlamına; ‘sar’ kelimesi de, ‘soğuk’ anlamına gelmektedir. Bu iki kelimeyle bir sıfat tamlaması oluşturulduğunda ‘âva-sar/âbasar’ bulunmuş olur. ‘Âvasar/âbasar’, ‘soğuk su’ anlamına gelir. ‘Âvasar’ ismi zamanla ‘Ağasar’ halini almıştır.

(Kaynak: Ağasar Çepni Kültürü- Abdullah GÜLAY, Ayyıldız Matbaası-İstanbul)

 

reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA