reklam

SON DAKİKA

Karadeniz Gündem TV
reklam
AHMET ENES ANGIN

HELALLİK

HELALLİK
Bu haber 07 Mart 2020 - 13:53 'de eklendi ve 274 views kez görüntülendi.
reklam

Bugüne kadar şehitlerimizin cenaze törenine bizzat katılma onuruna nail oldum.

Bu süre içinde; hiç tanışıklığım olmayan şehit yakınlarına bizzat ulaşıp, taziye dileklerimi sunarken; onların ne denli onulmaz acılar içinde kıvrandıklarını, içim kan ağlayarak izledim.

Allah, bu tür bir acıyı, hiç kimseye yaşatmasın; ateş düştüğü yeri yakıyor.

Kimden, ne şekilde gelirse gelsin; hiçbir iyi dilek, hiçbir güzel söz, hiçbir dini telkin böyle bir acıyı dindirmeye yetmiyor ya da azaltmıyor.

Böyle anlarda, şehit yakınlarının etrafındaki kişiler ya da o törene katılan üst düzey erkân (sanki üzerine vazifeymiş gibi) şehit yakınlarına; “ağlamamalarını, ağlarlarsa; evlatlarını şehit eden hainleri sevindirmiş olacaklarını…” telkin ediyorlar ya, buna kahroluyorum işte.

Bu yoğun telkinler üzerine; o gariplerim de irinleşen gözyaşlarını, içlerine akıtmak zorunda kalıyorlar.

Böyle bir durumda, o gözyaşlarını dışa vurmayıp, içine akıtmak, o acıyı misliyle katlıyor; bunu sadece yaşayan bilir..

Daha da acısı, bu tür törenlerde, cenaze namazını kıldıran hocaların (sanki olağan, sıradan bir cenaze töreniymiş gibi) cemaate dönüp; “merhuma hakkınızı helal ediyor musunuz?” diye sorması, koyuyor şehit yakınlarına.

Şehit yakınları, o ruh haliyle, (dışa vurmamaya çalışsalar bile) bu soruyu dinsel bir ritüel olarak değerlendirmiyor, haklı olarak tepki veriyorlar.

Acıdan daralan, boğulan Şehit Yakını; haklı olarak isyan ediyor.

* * *
Atatürk’ün, “Ortadoğu bataklığından uzak durun” telkinlerine rağmen; sömürgeci güçlerin oyununa gelen AKP İktidarı tarafından, o bataklığın içine sokulduk.

Girer girmez de etkisini göstermeye başlayan bu lanet bataklıktan; acı haberler gelmeye başladı.

Aldığımız 36 şehit haberiyle yine kahrolduk.

36 eve ateş düştü.

36 cenazede, “hakkınızı helal ediyor musunuz?” sorusu; yine yanlış tarafa soruldu.

Üniversite yıllarımda, katıldığım bir cenaze töreninde, bir şehit annesinin, böyle bir ruh haline ve tepkisine tanık olmuştum.

Cenaze namazını kıldıran hoca, cemaate dönüp; “Şehidimize hakkınızı helal ediyor musunuz?” deyince; o şehidin anası, cenaze namazı kılan cemaati yarıp, öne çıkmış; “Hoca, hoca!… Kim, kime hakkını helal ediyor? Sor bakalım benim oğlum, bu cemaate hakkını helal ediyor mu?” diye, kendini yerden yere atıp, bayılmıştı.

Helal olsun ama, ülkeyi bu hale getirenlere, gülenlere, resim çektirmek için poz kesenlere, pişkinlikten ödün vermeyenlere, bu kadar şeyi unutan ve unutturan herkese helal olsun..

Yazanı bilinmeyen aşağıdaki yazı, bir tarihte, sosyal medyada gözüme ilişmiş, arşivime koymuştum.

Benim de harfi harfine katıldığım; sözünü ettiğim, “helallik isteme konusu” bu yazıda şöyle
işlenip, dillendirilmiş.

“… Yanlış tarafa soruyorsun Hoca, yanlış tarafa soruyorsun…

Yirmi yaşında, fidan gibi Şehit arkanda; sen dönmüş; O’nu hayatının baharında al bayrağa sardıranlardan helallik istiyorsun.

Onların (ve dahi bizlerin) o şehit üzerinde ne hakkı var ki, onlardan helallik istiyorsun.

O yana değil, bu yana dön.
Al Şehit’i karşına, dön arkanı bu ruhsuz kalabalığa; helalliği Şehit’ten iste…

Sor bakalım, tabutu al bayrağa sarılı o yiğide…
* ‘Sana gençliğini yaşatmayanlara;
* Sen bu vatan için şehit düşerken, ‘bedelli / bedelsiz’ adı altında, varsıl / yoksul ayrımı yapanlara;
* Kendi çocuklarını, damadını, yakınlarını askere göndermeyenlere;
* Dağlarımızdan ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ yazısını sildirtip; ‘Biji Apo’ yazanlara göz yumanlara;
* Sana ‘kelle’ ; bebek katiline ‘sayın’ diyenlere;
* ‘Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclis’i toplayamayız’ diyenleri, Bu zihniyeti tekrar tekrar vekil olarak meclise sokanlara, hakkını helal ediyor musun? diye sor… Sor bakalım hayatının baharını yaşayamadan göçüp giden o Yiğit’e;
* ‘Cahilce izlenen dış politikalarla, Bölgeyi, cadı kazanına çevirenlere;
* Yurt içindeki kaprisleri yetmezmiş gibi, batasıca kaprislerini, dış politika ilişkilerine de bulaştıranlara;
* Sen kuru kumanyayla yetinirken; aksırıncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar bu vatanın nimetlerini yiyip, sömürenlere;
* Senin şehit haberin üçünce sayfalara düşerken; seni vuran hainlerin şehitlikler(!) kurmalarını seyredenlere;
* Kanınla suladığın topraklardan ay yıldızı indirip; onun yerine, bölücü paçavralar astıranlara; Hakkını helal ediyor musun?’ diye sor. Sor bakalım o ana kuzusu Yiğit’e;
* ‘…Yurdun bir bölgesinde her gün millete ve vatana hakaret edilip, devlete meydan okunurken; sırf koltuklarını korumak için olan biteni seyretmekle yetinenlere;
* Sen bu vatan, bu bayrak için can verirken; senin cenazene dahi can korkusuyla, koruma ordusuyla gelenlere;
* Ve bunları hâlâ alkışlayıp, hâlâ destekleyenlere;
Hakkını helal ediyor musun yiğidim?’ diye sor.

Şimdi dön; DUYDUKLARINI, CENAZEYE GELEN O ZEVATA SÖYLE!

Ve sor onlara, de ki; Ne yüzle geldiniz buraya?!

Etiketler :
reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA