reklam

SON DAKİKA

Karadeniz Gündem TV
reklam
NEVZAT YAMAÇ

UTANIYORUM

UTANIYORUM
Bu haber 14 Mart 2020 - 11:32 'de eklendi ve 369 views kez görüntülendi.
reklam
Türkiye AB’nin sığınmacılar için yapacağı yardımın doğrudan kamu kurumlarına verilmesini istiyor ama onlar sivil toplum kuruluşlarına vermekten yana.
AB, hükümete neden güvenemiyor dersiniz?
Belli ki aslında eli boş dönülen Brüksel gezisinde sanki bir başarı elde edilmiş gibi bir kanaat oluşturmak istiyorlar.
Bu mutabakatı hatırlamıyor olsaydık belki yutturabilirlerdi de.
Ama ortada böyle bir başarı da yok, AB yetkililerinin yavaş hareket ettiklerini kabul ettiklerini gösteren bir işaret de yok!
18 Mart 2016 mutabakatı, Avrupa’ya düzensiz göçün önlenmesini hedefliyordu.
Buna göre 20 Mart 2016 tarihi itibarıyla Türkiye’den Yunan adalarına geçen tüm yeni düzensiz göçmenler Türkiye’ye iade edilecekti.
Türkiye’ye iade edilen her bir Suriyeli düzensiz göçmene karşılık, Türkiye’den bir Suriyeli (önceliği kadınlar, çocuklar ve bakıma muhtaçlarda olmak üzere) AB üyesi ülkeler tarafından kabul edilecekti.
3,5 milyon Suriyeli göçmen için 72 bin kontenjan!
Ve bu anlaşmanın uygulanması için Türkiye ile Yunanistan arasında, çalışma yöntemiyle ilgili ikili bir protokol yapılacaktı.
Mutabakatın uygulanması da Türkiye’ye vize serbestliğinin sağlanmasıyla birlikte başlayacaktı.
Bu arada AB, göçmenler için kullanılmak üzere 3 + 3 milyar Euro’luk bir yardım paketini devreye sokacaktı.
Vize muafiyeti uygulanamadı, çünkü Türkiye, tamamlaması gereken kriterlerden 6’sını yerine getirmedi.
AB, terörle mücadele mevzuatında değişiklik istiyor. Erdoğan, istediği herkesi hapse tıkma olanağı veren bu mevzuattan vazgeçemiyor.
2004 Yılında tüm uyarılara rağmen ACEMİLER, KKTC ye Annan planını kabul ettirip RUM kesiminin AB ye girmesini sağladılar. İşte o Rum kesimi AB ile her konumuzda önümüze taş koyduğu içinde AB ile iş birliği gerçekleşemiyor.
Ayrıca Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu AB standartlarına uyduramıyoruz çünkü iktidarın işine gelmiyor.
AB nin istediklerinden biriside Yolsuzluklarla mücadele ve etik kurallar için bağımsız kurulların oluşturulması Erdoğan rejiminin işine gelmiyor.
AB de zaten vermek istemediği vize muafiyetini bu gerekçelerle vermiyor..
Ama Türkiye açısından en utanılacak durum da sanırım 3 + 3 milyar Euroluk
yardım konusu.
Erdoğan, bu paranın İller Bankası, AFAD ve Sahil Güvenlik Komutanlığı gibi
kurumların hesabına doğrudan aktarılmasını istiyor.
AB ise bu yardımı doğrudan hükümete vermek istemiyor.
Sivil toplum kuruluşları aracılığıyla vermek ve harcandığı yerleri denetlemek istiyor.
Daha açık bir Türkçeyle söyleyecek olursak, AB paranın doğru yere
harcanacağı konusunda hükümete güvenmiyor! K.M.Yılmaz.
BEN UTANMAYAYIMDA KİMLER UTANSIN.
Sevgiyle Saygıyla Sağlıkla Kısacası HUZURLA Kalın.

Etiketler :
reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA