reklam

SON DAKİKA

Karadeniz Gündem TV
reklam
Harun Kara

Milli egemenlik nedir?

Milli egemenlik nedir?
Bu haber 22 Nisan 2021 - 0:33 'de eklendi ve 88 views kez görüntülendi.
reklam

MİLLİ EĞEMENLİK NEDİR?
MİLLİ EGEMENLİK MİLLETİN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR

ÇOCUKLARIN ÖZGÜRCE BÜYÜMESİDİR, ÇOCUKLARIN GELECEĞİDİR

Milli Bayramlarımızı geri verin. Gençlerde,Çocuklarda bayram etsinler. Ailesiyle/milletiyle Bayram coşkusunu yaşasınlar. Bayramlar; İl ve İlçelerde şölen havası içinde büyük törenlerle ,şanla/şerefle kutlansın. Çocuklarımız ,gençlerimiz gösterilerini onurla yapsınlar. Türk bayrağı dalgalansın, millet bir bütün olsun.Okullarda Andımız söylensin,istiklal marşımızla bayrak göndere çekilsin. Duygular arşa çıksın,gururdan göğsümüz kabarsın/göz yaşlarımız onurla aksın. İşte Milli Egemenlik bu… Türkiye Cumhuriyetinin evlatları onurla atalarını ansın/gazileriyle kucaklaşsın. Şiirler okunsun, 81 ilimizin folkları gösteri yapsın.Havada/karada/denizde muhteşem gösteriler olsun. İşte Milli Egemenlik bu…
Vatanın bölünmez bütünlüğü içinde el ele kardeşçe ,bir elimizde Atatürk’ün ilkeleri/bir elimizde Atatürk’ün inkılapları Bütün Türkiye’mizi ;ev ev,cadde,cadde TÜRK BAYRAĞI ile süsleyelim,şehitlerin kanı ile tarih yazmış milletimizin destanını Göğsünüzde taşıdığımız TÜRK BAYRAĞI ile bayramları kutlayalım…İşte Milli Egemenlik bu…
MİLLİ EGEMENLİK RUHUNA UYMAYAN UYGULAMALAR
MİLLETÇE YÜREĞİMİZİ YAKIYOR:
Atatürk’e saldıran Devlet,millet cumhuriyet ,Türk bayrağı düşmanlarının Son aylarda ve bu günlerde yazılı basında hainlerin yazdıkları köşe yazılarında okuduklarımız ,TV kanallarında dinlediklerimiz ,İlimizde ve İlçemizde yaşadıklarımız Milletimizi çok üzüyor,üzülüyoruz,asla bu tür insanları Türk topraklarında-vatanımızda yaşamasını istemiyoruz Bu hainleri içimizden temizleyelim
Yüreğimiz kanıyor, içimiz yanıyor keşke bu tür konuşmalara ve vatan ve millet düşmanlarına gereken ceza verilse Hainler fırsat verilmesin Devleti ve milleti bölmek isteyen hinler yok edilsin Bilin ki bu vatanı,bu milleti böldürtmeyiz Vatanına,milletine,bayrağına ,milli bayramlarına sahip çıkmaktır İşte milli egemenlik budur
Bu hainler ,hayal içinde yaşayanlar ,ey gafiller asla Türk milletinin yükselişinde ki birliğimizi/dirliğimizi/bütünlüğümüzü/ bozamazsınız/zedeleyemezsiniz Zaferlerle kazandığımız bu cennet vatanı ,canımızla- kanımızla kurulan cumhuriyet değerleri içinde yaşamaktır milli egemenlik
Kadir Mısıroğlu kimdir?

O İstiklal Şairi Mehmet Akif’e; ‘Pezevenk’,
Kurtuluş Savaş’ına; ‘ keşke Yunan kazansaydı’,
Kudüs’ ü fetheden Selahaddin Eyyübi’ye; ‘şerefsiz’,
Ziya Gökalp’e; ‘adam değil’ ;
T.C Devletini kuran Atatürk için;
10 kasımlarda M.K. Atatürk’ü anmak için Anıtkabire gitmeyin dokuzu beş geçe tuvalete gidin ve
Atatürk’e; ‘iblis’ diyen bir Yunan artığıdır.
Keşke Atatürk Çanakkale savaşlarını ve kurtuluş savaşlarını kazanmasaydı da–Yunanistan kazansaydı diyebilecek kadar şuursuz kişi; Keşke Atatürk Türkiye cumhuriyetini kurmasaydı da yunan bayrağı altında yaşasaydık diyen Türk düşmanı,Türk bayrağı düşmanı, Atatürk düşmanı vatan-millet-devlet düşmanı ve onun gibi düşünen hainler;
TC DEVLETİNİ YIKMAK VE TÜRK MİLLETİNİ BÖLMEK VE PARÇALAMAK İSTEYEN VATANIN VE MİLLETİN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜ ÜZERİNDE HAYAL KURAN İÇİMİZDEKİ HAİNİNLERİN ,
ONLARI DESTEKLEYEN DIŞ GÜÇLERİN İSTEKLERİNE BAKALIM !
Milletimizin istemediği , yüreğimizi yakan ama içimizdeki hainlerin-bölücülerin ,dış güçlerin bizden istedikleri nelerdir bakalım:
*Anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmek istenmesi. Oysa değiştirilmesi teklif bile edilemez
*Türk,Türk halkı, Türk Milleti sözlerinin anayasadan çıkarılmasın istenmesi
*Onurla/gururla Türküm diyememek ve ne acıdır ki; “Türk” sözünün ırkçılık sayılması
*Türk bayrağı Türkiye’nin her köşesinde dalgalanmasını istiyoruz . Türk ve bayrak düşmanları olan yabancıların ve içimizdeki hainlerin yaptıkları Yüreğimizi yakıyor; Türk bayrağının açılmaması. En acısı Türk bayrağının tahrik unsuru gösterilmek istenmesi

*Atatürk’ün armağanı Cumhuriyet kazanımlarının kaldırılmak istenmesi
*cemaatlerin ve tarikatların tarafından Halifeliğin ,şeriatın geri getirilmek istenmesi
*Atatürk’ün Resmi, Gençliğe hitabesi/İstiklal Marşımızın Devlet dairelerinden ,Devlet kurum ve kuruluşlarından kaldırılmak istenmesi.
*Atatürk’e çirkin iftiraların atılması/Atatürk posterlerinin kaldırılması.Atatürk heykellerine saldırılması
*Atatürk milliyetçiğini ve Türk Milliyetçiliğine sahip çıkılmaması
*Okullarda andımızın kaldırılması/okunmaması
*Milletçe; Milli bayramlarımızın kutlanmasının kaldırılması, anıt önüne ve okul içine sıkıştırılması
*Cumhuriyet Halkın kendi kendisinin yönetmesi,halkın kendini yönetecek kişileri seçme yetkisinin TBMM de olmasıdır *Başkanlık sisteminin Türk milletinin asla karakterine, milliği bütünlüğüne uymadığını Milli Egemenlik ve Cumhuriyet değerleri incelediğinde açıkça görülüyor
*Milletçe; Türkiye Cumhuriyeti ilkeleri içinde yaşamak istiyoruz Cumhuriyet dışında hiçbir rejimin ,sistemin Türk milletinin yapısına, karakterine ,tarihine uymadığını biliyoruz
* Bunları milletçe içimize sindiremiyoruz/canımızı acıtıyor Devlet büyüklerimizden Cumhurbaşkanımızdan Milletçe isteğimiz yukarıda saydıklarımızı kaldırmak isteyen iç ve dış düşmanlara, hainlere dur demesidir cumhuriyet değerlerimize sahip çıkılmalıdır İşte milli Egemenlik budur. Bayramlarımızı Devlet ve millet törenleriyle il ve ilçelerimizde ,okullarımızda öğrencilerle şölenlerle ve gösterilerle ,halk oyunlarıyla kutlayalım … .Devlet törenlerinde devletin-milletin elele ,gönül birliği içinde halkımla buluşması ,anne-babaların çocuklarını gururla izlemesi,seyretmesi ,bayram coşkusunu yüreğinde yaşamasıdır İşte milli egemenlik budur Önemli olan milli bayramlarda Yedi bölge insanlarımızı bir araya getirmek,bir sevgide birleştirmek, elele tutuşmak, gönülden gönüle sevgi akışı sağlamak ,sevgi ile birbirlerine sarılan ,duygularını ,coşkularını, halk oyunları ile ,şiirlerle gösterilerle dile getiren büyük Türk Milleti olma idealinde/erdemliğinde/ülküsünde birleştirmektir. Türk Bayrağı /Türk vatanı/Türk milleti/ Türk Devleti olgusunu vermektir. İşte Milli Egemenlik budur.
Kadir Mısıroğlu gibi düşünen insanları,yazarları, hocaları,cemaatler Tarih boyu Türk devletlerinin,Türk milletinin ,Türk hükümetlerinin ,son olarak da 15 temmuzda T.C devletinin bekasına saldıran ,şeriat isteyen cemaatleri. Bu insanlara inanarak onları destekleyenleri .Dini bilgileri doğru bilmeyen Okumayan-dini ve tarihi gerçekleri araştırmayan ,kulaktan duyma sözlere inanan ,kendini yetiştirememiş cemaatlerin ve din üzerinden inanç sömürüsü yapan sözde hocaların etkisinde kalarak yaşayan,onları destekleyen cumhuriyet ve demokrasi düşmanı insanları Ayrıca kızlarını, kadınlarını insan yerine koymayan ,kapan evde otur diyen cahil zihniyetli eş ve babaları ,kızlarını, kadınlarını okutmayan, cahil bırakan insanları tarihin karanlık sayfalarına gömmektir. İşte milli egemenlik budur
Cumhuriyet değerleri içinde ;kendini yetiştirmiş bilgili, kültürlü,eğitimli kadınlarımızla ,eşimizle ve babalarımızla ,gençlerimizle birlikte bir elimizde Atatürk’ün ilkeleri-bir elimizde Türk bayrağı ile çağdaş ufuklara ilimle,bilimle ,fenle, kültürümüzle yürümektir . İşte Milli Egemenlik budur…

MİLLİ EGEMENLİK NEDİR?
Ulusal Egemenlik ya da millî hâkimiyet, devletin gücü olan egemenliğin doğrudan doğruya ulusa ait olmasıdır. Millî egemenlik, ulus egemenliği ya da hâkimiyetimilliye olarak da adlandırılır.
Ulusal egemenliğin var olduğu devletlerde, kurucu ve yönetici güç bazı kişilerde ya da belli gruplarda değil halktadır. Ulusal egemenliğin en önemli göstergelerinden biri meclis ve onu oluşturan demokratik seçimlerdir. Uluslar bu sayede kendi egemenliklerini oluşturabilirler.
Ulusal egemenlik kavramı, devlet ve egemenlik kavramları oluştuğundan beri pek çok siyaset bilimci ve filozof tarafından ele alınmıştır. Günümüz dünyasının pek çok devleti, ulusal egemenlik ilkesine dayalıdır.
Milli Egemenlik
Anayasamızın “Egemenlik” başlıklı 6. maddesi aynen şöyle demektedir: “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”
Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da gurup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz. Toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi milletin kendisidir.
Önemli olan, Millî Egemenlik fikrinin genç nesillerce, ruhunda ve anlamında gönülden benimsenmesi ve onu yaşatmasıdır.
MillîEgemenlik;
Millî Egemenliğin en kısa tanımı şudur; “Egemenliğin tek meşru kaynağı ve sahibi Millettir.” Millet iradesi, fertlerin iradelerinin bir araya gelmesinden ve kaynaşmasından oluşmaktadır. Millî egemenlik, milletin bölünmez iradesini temsil eder.Bu da Laik,hukukun üstünlüğüne bağlı Türkiye Cumhuriyetidir bunun dışındaki arayışlar beyhudedir Türk Milletinin karakterine uymaz
Atatürk’e göre, toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin devamlı şekilde sağlanması ve korunması ancak ve ancak tam ve kesin manâsıyla millî egemenliğin kurulmuş olmasına bağlıdır. Bundan dolayı hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası millî egemenliktir.
Atatürk, “Türküm” diyen her insanın vatan toprakları üstünde ayrıcalıksız ve kaynaşmış bir Türk ulusunu temsil ettiğini özellikle vurgulamıştır. “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Ulusun Olacaktır” ilkesi doğrultusunda hiç bir güç, hiç bir iç ve dış kuvvet bu hakkı ulusun elinden alamaz. Ulusumuz, en kutsal varlığı olan bağımsızlığını gerektiğinde canı pahasına korumuştur ve her zaman da koruyacaktır.
Misâk-ıMillî;
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ulusal sınırları içinde bir “ulus devlet”dir. Bu sınırlar, kurtuluş savaşının ardından “Misâk-ı Millî” ile tespit edilen vatan topraklarının bütününü ifade eder.
Birinci Meclis’in temeli; “Müdafaa-i Hukuk”tur. Müdafaa-i Hukuk’un özü ise “Ulusal Egemenlik ve Tam Bağımsızlık”tır. Tam bağımsızlık, Kuvâ-yi Millîye anlayışı ile ruh bulur. “Ulusal Güçler” demek olan Kuvâ-yi Millîye ise, Türk Milleti’nin onurunu temsil eder.
Kongreler
Milletten alınan gücü esas kabûl eden ve Türk Milleti’nin bağımsızlık mücadelesine önderlik eden Mustafa Kemâl’e göre Kongreler ve Meclis demek, ulus demektir. Bu amaçla 1919’da Samsun’dan başlattığı halk hareketinin ardından gerçekleştirdiği Amasya, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile halkın iradesini Mustafa Kemâl filizlendirmiştir.
1919 Amasya Bildirisi ile ilân olunan, “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” parolası, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde de benimsenmiş ve kurulacak olan Büyük Millet Meclisi’nin temel dayanağını oluşturmuştur.
İlkMeclis;
Mustafa Kemâl’in Anadolu’da toplanmasını istemesine karşın, 12 Ocak 1920’de İstanbul’da toplanan Meclis, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nin esaslarını Misak-ı Millî ilkesi doğrultusunda kabûl ve ilân etmiştir.
16 Mart 1920’de İstanbul’un İtilâf Devletleri tarafından fiilen işgali edilmesi üzerine Meclis dağılmış ve Milletvekillerinin bir kısmı İngilizler tarafından tutuklanmıştır. Bunun üzerine Mustafa Kemâl, valiliklere ve kolordu komutanlıklarına tâlimat vererek, Ankara’da toplanacak fevkalâde yetkilere sahip bir meclise yeni temsilciler seçmelerini bildirmiştir.
Bu çağrının neticesinde, 23 Nisan 1920’de yurdun her bölgesinden gelen millet temsilcileriyle Ankara’da Büyük Millet Meclisi açıldı. Mustafa Kemâl, millet iradesini ve egemenliğini temsil eden bu Meclis’e başkan seçilerek, artık Türk bağımsızlık mücadelesinin her bakımdan, askeri, siyasi ve sosyâl lideri olmuştur. Egemenliğin padişaha, bir sınıf veya zümreye değil, Türk Milleti’ne ait olduğu gerçeğini devlet hayatımıza kazandıran Atatürk’tür.
Artık Türk Milleti’nin iradesi, kararları ve sesi, onun yegâne temsilcisi olan Büyük Millet Meclisi aracılığıyla bütün dünyaya duyurulmuş olmaktaydı. Büyük Millet Meclisi ile Türk Milleti, varlığını ve kaderi üzerindeki hâkimiyetini resmen ilân etmiştir.
Millî mücadele, Türk ulusunun bağımsızlığına olan düşkünlüğünün ve zafere duyduğu sarsılmaz inancın tam desteğiyle, Birinci Meclis’in önderliğinde kazanılmıştır.
20 Ocak 1921 tarihinde hazırlanan ilk Anayasamız’da da, hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu ilkesi esas kabûl edilmiştir. Halkın kendi kaderini kendisinin tayin etmesi en tabi hakkıdır. Kanun yapmak ve yürütmek yetkileri, milletimizi temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde toplanmış ve buradan tecelli etmiştir. 1921 Anayasası ile, Amasya genelgesinden itibaren gelen ve yerleşen maneviyat ve kanaat resmî bir nitelik kazanmış ve bu Anayasa metni ile artık hukuki hüvviyete bürünmüştür.
Cumhuriyet
Millî hakimiyetin tesis edilmesini takiben, sıra, yeni kurulan Türk Devleti’nin Hukukun üstünlüğüne dayalı , sağlam, demokratik ve çağdaş temeller üzerine oturtulmasına gelmişti. 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet’in ilân edilmesinin ardından Atatürk, en kısa zamanda bunun gereği olan demokrasiye geçilmesini öngörmekteydi. Büyük önder Atatürk’ün bundan yıllarca evvel Cumhuriyet’e dair ifade ettiği düşünceler, bugün halâ bazı batılı ülkelerin ulaşmaya çalıştıkları ideâlleri temsil etmektedir.
Cumhuriyet’e sahip olmaktan ziyade asıl önemli olan, Cumhuriyet’in ilkelerine lâyık olmaktır. Bağımsızlığın, millî egemenliğin ve demokrasinin kıymetini bilen, erdemli ve özverili Cumhuriyet gençlerine sahip olmak, Türkiye’nin en büyük hazinesidir. Şehitlerimiz pahasına, yokluklar ve acılar pahasına savaş alanlarında kazanılan zaferler; siyasi, ekonomik ve kültürel zaferlerle pekiştirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi ilerleyiş yolu işte bu noktadan geçmektedir.
Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti, bu fikirler, bu düşünceler üzerine kurulmuştur. Mutlu ve güçlü Türkiye ülküsü, bu görüşlerin yaşamasına ve kuşaktan kuşağa canlı bir meşale olarak devredilmesine bağlı bulunmaktadır.
Mustafa Kemâl ATATÜRK diyor ki:
“Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan istiklâl aşkı ile yaratılmış bir adamım. Çocukluğumdan bu güne kadar ailevi, hususi ve resmi hayatımın her safhasını yakından tanıyanlarca bu aşkım bilinir. Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın yerleşmesi ve yaşaması mutlaka o milletin hürriyet ve istiklâline sahip olmasına bağlıdır. Ben şahsen bu saydığım özelliklere çok ehemmiyet veririm ve bu özelliklerin kendimde varlığını iddia edebilmek için milletimin de aynı özellikleri taşımasını şart ve esas bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple millî bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri gerektirdiği takdirde insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet gereğinden olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım.”
MİLLİ EGEMENLİK NEDİR?
ATATÜRK, çağdaş bir Millete ve çağdaş bir Devlete yakışan yönetim şeklinin ancak Milli Egemenlik olduğunu her fırsatta söylemiş, Kurtuluş savaşından , kendisinin hayata gözlerini yumduğu ana kadar Milli Egemenliği Türk toplumuna benimsetmeye çalıştı.

Tek kişilik yönetim şeklini asla benimsememiş, Egemenliği, bütün Türk Milleti tarafından seçilmiş vekillerden meydana gelen bir yüce meclis çatısı altında ülkenin yönetilmesini istemiştir. İşte o yüce meclis Türkiye Büyük Millet Meclisidir.

ATATÜRK; üç ana ilke esasında devlet anlayışının temellerini oluşturmuştur. Milli Devlet, Tam bağımsızlık, Milli Egemenlik

Milli Egemenlik:Milletin kendi kendisini yönetmesidir.

Devlet içinde tanımladığımız Milli Egemenlik, Millete ait olduğunu ifade eder. Bu anlamda Milli Egemenlik ,kişi veya zümre egemenliği ile asla bağdaşmaz.

ATATÜRK; Kurtuluş savaşını başlatmak üzere Samsun’a çıktıktan sonra Amasya, Sivas, Erzurum, halkla buluştuktan daha sonra da illerden seçilmiş kişilerle ERZURUM- SİVAS kongreleri’nde Ülke bütünlüğünü ve Milli bağımsızlığımızı korumak için (Milli güçleri etken ve Milli iradeyi egemen ) kılmak esasının kesin olduğunu belirtmiştir.

ATATÜRK; 27 aralık 1920′ de Ankara’ya gelişinin ertesi günü yani (28 aralık 1920) Şehrin ileri gelenlerine şöyle bir konuşma yapmıştır.

” Bir Millet ,varlığı ve hakları için bütün kuvvetiyle ,bütün fikri ve maddi güçleriyle alakadar olmazsa, bir Millet kuvvetine dayanarak varlığını ve bağımsızlığını temin etmese , şunun- bunun oyuncağı olmaktan kutulamaz… Bu sebeple teşkilatımızda Milli güçlerin etken ve Milli iradenin egemen olması esası kabul edilmiştir. Bugün bütün Cihanın Milletleri yalnız bir egemenlik tanırlar;

MİLLİ EGEMENLİK…”

Toplum ve Devlet hayatının temel değerleri , ancak Milli Egemenlik ilkesi altında gerçekleşebilir.
Toplumda hürriyetin ,eşitlik ve adaletin ,istikrar ve huzurun korunmasının sağlanması ancak ve anacak Milli Egemenliğin kurulmuş olmasına bağlıdır.
Milli Egemenlik , çağımızın önüne geçilmez , karşı konulmaz bir akımdır.
Milli Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir.
Milli Egemenlik dışında, hiçbir güç, kişiler, yönetimler var olamaz.
Türkiye halkında yalnız bir makam vardır. O da Milli Egemenliktir. O makam Milletin kalbi , vicdanı ve varlığıdır.

Milli Egemenlik karşısında hiçbir güç duramaz, zincirler erir, taç ve tahtlar yanar yok olur.
Türk Milleti kanıyla, canıyla ATATÜRK ‘ün önderliğinde savaşarak Egemenliğine kavuştu.
Egemenliğinden vazgeçen Milletler ve Devletler esaret altında ,inançsız, hürriyetsiz, kişiliksiz, bağımsız , Millet olma onurunu kayıp etmiş olarak yaşamaya mahkumdurlar.

ATATÜRK; Annesinin ölümünden sonra mezarı başında yaptığı konuşmada
” Validem bu toprağın altında fakat Milli Egemenlik ilelebet payidar olsun ,Beni teselli eden en büyük kuvvet budur. Valide’min mezarı önünde ve Allah huzurunda and içiyorum , bu kadar kan dökerek Milletin elde ettiği egemenliğin muhafaza ve müdavası için , icap ederse validemin yanına gitmekte asla tereddüt etmeyeceğim. Milli Egemenlik uğrunda canımı vermek , benim için vicdan ve namus borcu olsun”

ATATÜRK; Milli Egemenlik ilkesine sadece düşünceleriyle değil, derin kişisel duygularıyla da ne kadar bağlı olduğunu ifade etmiştir.
UYANIK OL MİLLETİM;
Selçuklular ve Osmanlılar üzerinde oynanan aynı oyunlar şimdi TÜRKİYE üzerinde yeniden oynanmak isteniyor
KADINLARIMIZ; cumhuriyet değerlerinde kendilerine verilen özgürlüklerine,haklarına,insan olmanın erdemliğinde kadın gibi yaşamaya önem vermelidirler..iyi bir eş, iyi bir anne, iyi bir kariyer sahibi olmalıdırlar
Cemaat ve tarikat liderleri Bakın ne diyorlar; kadınları kandırmak kolaydır ,kadınları saflarınıza katın,erkekler kendiliğinden gelir ..kadınlarımızı bu kadar cahil görüyorlar,erkekleri de aptal yerine koyuyorlar .onlarda biliyorlar ki ;kendini yetiştiren okuyan kadınları kandırmak kolay değil cahil insanları kandırmak daha kolay diyorlar ..onun için kadınlar kızlar okumasın diyorlar…kapatın evde otursunlar diyorlar onlar kadınları insan yerine koymuyorlar .anne babalara sesleniyorum;.okutun inadına okutun kadınlarımız kızlarımız cahil kalmasınlar…cemaatlerin tarikatların ellerine düşmesinler …
Kuran okusun Hafız olsun diye cemaatlere çocuklarınızı vermeyin .çocuklarımız Atatürk cumhuriyet ,devlet düşmanı olarak yetişmesinler. T.C..Devletinin kuran kurslarına çocuklarınızı verin ..dinini doğru öğrensinler .vatanına,devletine,milletine bağlı hayırlı evlat olsunlar..
Bakın Arap ülkelerinde yaşayan kadınların hiçbir hakları yok. İnsan yerine bile konmuyorlar.Eşya gibi alınıp satılan varlıklar gibi görüyorlar Azarlanan,horlanan,dövülen ,öldürülen kadınlarımızı din için yaptık diyorlarKızları okutmak haramdır diyorlarAtatürk; Kadınlara değer verdiği için Araplar ,cemaatler ,tarikatlar ,layık cumhuriyet ve Atatürk ü, sevmezler Türk ve Layık Cumhuriyet düşmanları Kadınlarımızın dini inançlarını kullanarak hilafeti ve şeriatı Türkiye ye getirmeye çalışıyorlar.Türk kadınları bilgilidir,kültürlüdür bu oyunlara gelmez. “Türkler ,Araplar gibi kadınlarını kapatmazlar, kadınlarını ve kızlarını okuturlar”
******* ****** ****
Mollaların,cemaatlerin,tarikatların;
Selçuklular ve Osmanlılar üzerinde oynadıkları oyunlara bakın…..
BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ içindeki mollalar ,cemaatler,tarikatlar, Kadınların çok özgür olduğunu söyleyerek kadınların okutulması haramdır diyerek Hilafet istiyoruz şeriat istiyoruz ,İslam devleti istiyoruz Halk böyle istiyor,Millet böyle istiyor diyerek BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİNİ içten böyle yıktılar padişah ile yönetilen Osmanlı devleti kuruldu
OSMANLI DEVLETİNİN Osmanlılarda okur-yazar oranı % 3 olduğu dikkate alınırsa Bunu fırsat bilen,Osmanlının gerileme devrinde cemaatler ve tarikatlar yine ortaya çıktılar . hilafet istemiyoruz halife istemiyoruz ,şeriat istemiyoruz .çok eşlilik istemiyoruz
Demokrasi istiyoruz seçilmiş meclis istiyoruz,Kula kulluk yapmak istemiyoruz,ümmet olmak istemiyoruz dediler .kadınlara özgürlük istiyoruz ,kadınlarımız çağdaş yaşamalı,güzel giyinmeli, Avrupalılar gibi yaşamalı dediler Araplar ve rahibeler gibi giyinmemeli dediler.özgür bir ülke istiyoruz diyerek Osmanlı devletini içten millet istiyor ,halk istiyor diyerek yıkılmasına neden oldular
Atatürk ün dahi komutanlığında Çanakkale savaşları kazanıldı. Birinci .dünya savaşı sonrası sevr antlaşması gereği
Anadolu’yu düşmanlar işgal ettiler ..Kurtuluş savalarından sonra T.C.DEVLETİ kuruldu Hepsi Atatürk ün yanında yer aldılar Atatürk bunların niyetlerini ,tarihi geçmişini bildiği için Tekke ve cemaatleri kapattı Ne kadar haklı olduğunu 15 temmuz 2016 da yaşadık
Durmuyorlar Cemaatler ve Tarikatlar bugün yeniden geriye dönüş T.C.DEVLETİ üzerinde kadınları kullanarak hilafet istiyorlar millet istiyor,milletin dediği olur diyerek Bugünde aynı oyunları oynuyorlar Unuttukları bir şey var; TÜRK MİLLETİ SİZLERİ ÇOK İYİ TANIYOR.
CUMHURİYETİ KORUYAN TÜRK GENÇLİĞİ VAR !…..
Bu bilgiler ışığında;

TÜRK MİLLETİNE düşen görev ATATÜRK ‘ün annesinin mezarı başında söylediklerini bir kez daha düşünmesi…

Bir yürek olarak ,tek kalp atışı gibi EGEMENLİĞE , Laik CUMHURİYETE ebediyen sahip çıkmaktır
İLMİN /BİLİMİN IŞIĞINDA MİLLETÇE HEP BİRLİKTE ÇAĞLARA YÜRÜMEK İÇİN ; ATATÜRK GİBİ DÜŞÜNMEK GEREK…. İşte Milli Egemenlik budur…
Atatürk’ün düşüncesinin ışığında altını çizerek tekrar söylüyorum: Önemli olan yasaklamak değil. Önemli olan Yedi bölge insanlarımızı Türk Milleti olma idealinde/erdemliğinde/ülküsünde /kültüründe birleştirmektir.Tek Bayrak /Tek vatan/tek millet/tek devlet olgusunu vermektir.81 İlde ve ilçelerinde yedi bölge halk oyunun el ele oynamaktır Gök kuşağının yedi renginin güzelliği gibi –yedi bölge insanını Türk bayrağı altında toplamaktır Herkesin TC nin birinci sınıf vatandaşı olarak yaşamasını sağlamaktır. Milli bayramlarını bu inançla,bu birliktelikle,bu coşkuyla,törenlerle,şölenlerle,halk oyunlarıyla, gösterileriyle milli duygular içinde kutlanmasıdır İşte Milli Egemenlik budur.
ATATÜRK gibi büyük bir dahi lidere sahip olmak, CUMHURİYET Çocukları olarak BİZE; O’nun değerlerine , O’nun bıraktığı Cumhuriyete,Cumhuriyet değerlerine, ilkelerine emanete sahip çıkmaktır .TÜRK MİLLETİNE ;TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ , ÇAĞDAŞ ÜLKELERİN ÖNÜNE TAŞIMAK YAKIŞIR…

MİLLİ EGEMENLİK MİLLETİN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR İşte Milli Egemenlik budur.
Milli egemenlik;
ÇOCUKLARIN ÖZGÜRCE BÜYÜMESİDİR,ÇOCUKLARIN GELECEĞİDİR !

ÇOCCUKLARIN ;BİLGİ TOPLUMU İÇİNDE YETİŞMESİDİR. YARIN TÜRKİYE’NİN GELEÇEĞİNDE SÖZSAHİBİ OLMASIDIR…!

ATATÜRK gibi büyük bir lidere sahip olmak, CUMHURİYET Çocukları olarak BİZE DE; O’nun değerlerine , O’nun bıraktığı emanete sahip çıkmak . ULUSUMUZU; ÇAĞDAŞ ÜLKELERİN ÖNÜNE TAŞIMAK YAKIŞIR… işte milli egemenlik budur…

EY TÜRK MİLLETİ;
ŞU SÖZLERE ÇOK DİKKAT EDELİM, ASLA UNUTMAYALIM:

Tam 17 Aralık 1927’de Mustafa Kemal Atatürk Mecliste şunu diyor: “Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis, bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı’yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır.” M.K.ATAÜRK

KİM BENİM FETHETTİĞİM TOPRAKLARDAN BİR KARIŞINI YABANCILARA SATARSA ,ALLAH’IN LANETİ ONUN ÜZERİNE OLSUN !
FATİH SULTAN MEHMET

CEMAAT VE TARİKATLAR, HAÇLILARIN ANADOLU’DA KURDUKLARI İLERİ KARAKOLLARIDIR MARAŞAL FEVZİ ÇAKMAK

TÜRKLERİ SAVAŞARAK ,ASKER VE SİLAH KULLANARAK ASLA YENEMEZSİNİZ . TÜRKLERİN SADECE DİN ADAMLARINI (Cemaatleri ve Tarikatları) ELE GEÇİRİP ONLARI KULLANIN . ONLAR ZATEN DEVLETİ YIKARLAR . WİNSTON CHURCHİLL

EY TURK ! SEN TÜRK OLDUĞUNU UNUTSAN DA ,DÜŞMANLAR SENİN TÜRK OLDUĞUNU ASLA UNUTMAZ HARUN KARA

“GENÇLİK GELECEKTİR, GELECEK GENÇLİĞİNDİR! “
EY TÜRK GENÇLİĞİ ! CUMHURİYETLE KAL, ATATÜRK İLE KAL……
EY KAHRAMAN TÜRK KADINI; SEN YERDE SÜRÜKLENMEYE DEĞİL, OMUZLAR ÜZERİNDE GÖKLERE YÜKSELMEYE LAYIKSIN ! M.K.ATATÜRK
EY KAHRAMAN TÜRK KADINI ; CUMHURİYET DEĞERLERİNDE YÜKSEL ,YÜKSELMENİN SENİN İCİN SINIRI YOKTUR !
EY TÜRK KADINI ! ÖZGÜR KAL, ÖZGÜR TÜRKİYEDE KAL
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !

HARUN KARA Eğitimci-Yazar-Şair

reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
reklam
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA